Home
Links
Contact
About us
Impressum
Site Map?


Afrikaans?
عربي
Bahasa Indones.
Deutsch
English
Français
Hausa/هَوُسَا
עברית
O‘zbek
Peul?
Português
Русский
தமிழ்
Türkçe
Yorùbá
中文



Home (Old)
Content (Old)


Indonesian (Old)
English (Old)
German (Old)
Russian (Old)

Home -- Turkish -- 08. Good News -- 1 Is the Koran infallible?

This page in: -- Chinese -- English -- French -- German? -- Indonesian -- Tamil -- TURKISH

Previous lesson -- Next lesson

08. Müslümanlara Güzel Haberlerimiz var

1 - Kuran kusursuz mudur?



MEYDAN OKUMA: Müslümanlar, İncili ezberlemek veya ezbere okumak istemezler, çünkü onlara göre Kutsal Kitaplar değiştirilmiştir. Bu nedenle, Müslümanlar, Hıristiyanları artık İncil’ e değil de kusursuz olan Kuran’ı okumaya davet ederler. Hıristiyanlar böyle bir davete uyabilirler mi? Kuran gerçekten kusursuz mudur?

YANIT: Müslümanların büyük bir kesimi Kuran’ın Allah tarafından, Muhammed aracılığıyla gökyüzünden indirildiğine inanır. Kuran’ın bir melekle, kusursuz bir Kitap olarak Muhammed’e yollandığına inanan Müslümanların sayısı azımsanamaz. Hepsi, Allah’ın kusursuz kıldığı bu Kitabın değiştirilemez olduğuna inanmaktadır.

Ancak, İslam âlimlerine sorulduğunda, hepsi Muhammed’in okuryazar olmadığı konusunda hemfikirdirler. İşte bu nedenle Muhammed, Yahudi ve Hıristiyanlardan asla esinlenmiş olamaz. Onlara göre, Muhammed Kutsal Metinleri tek seferde değil, bölüm, bölüm almıştır. Müslümanlar, Muhammed’in 632 yılında öldüğü zaman Kuran’ın henüz kitap halinde derlenmemiş olduğunu, Muhammed’e yakın kişilerin Kuran’ın parçalarını ezberlemek zorunda kaldıklarını, bu nedenle de ayetleri ağaç kabukları, kemik ve deri üzerine yazdıklarını söylerler. Kuran’ın derlenmesi ancak 653 yılında İslami bir komisyon tarafından gerçekleştirilmiştir. Halife Ömer sahte Metinleri yaktırtmış, yalnız komisyonun derlediği Kuran’ı kabul etmiştir. Şiiler bu komisyonun derlediği Kuran’da, Halife Ali’yi diğer Müslümanların üstünde tutan bazı hadislere yer verilmediğini savunarak, Sünnileri suçlamaktadırlar. Kuran’ ezbere bilen ve güzel okuyan (tecvit) İslam âlimleri Kuran’ın tek olmadığını söylemektedirler. Onlar Kuran’ı doğru yorumlamaya kıraat adını verirler. Kuran’ı doğru tecvit ederek isim yapmış uzman kişiler arasında, günümüze bile kabul gören Müslümanlığın ilk dönemine ait birçok kişinin adını verebiliriz. Tecvit iki kişilik oluşan hakem kurulu tarafından denetlenmekteydi. Bugün her kitapevinden temin edilebilecek Kuran’ın Arapça baskısı Ebu Hafs’ın onayladığı (ölümü. 7096) Asım (ölümü.745) okuma biçimini içermektedir. Bunun dışında Kuran’ın altı değişik yorumu daha vardır. Bunlardan Nafi’nin, (ölümü 785) tefsiri, Warsh (ölümü 812) tarafından onaylanmış olup, günümüzde Fas’ta kullanılmaktadır. Diğer beş tefsir şunlardır: Abu Amir (ölümü 738), İbn Amir (ölümü 736), Hamza (ölümü 773) ve El Kasayi (ölümü 804) Bazı İslam âlimleri, Kuran’ın bilirkişiler ve özel bir komisyon tarafından onaylanan on dört okuma şekli olduğunu kabul etmektedir. Suudi Arabistan hükümeti 1988 yılında, üzerinde“ Asım’ın Hafs tarafından onaylanan okuyuş biçimi” ibaresi bulunan Kuran’ın basımına izin verdi. Aynı sayfada çoğunluğun okuma biçimine ters düşmemesi için, 19 Müslüman âliminin de adı geçmekte. Ben bu Kuran’ı inceledim ve gördüm ki, okunuş biçimine göre sözcükler ve de kalıplar çok değişik anlamlar kazanabiliyorlar.

KÖTÜ HABER: Allah’ın Muhammed’e yolladığı vahileri hangi Kuran’da toplandığı konusunda, Şiiler ve Sünniler fikir birliği içinde değildirler. Ayrıca inançlı Müslümanların ezberlediği 28 adet değişik Kuran’ın varlığından söz edilmekte. Durum buyken, bir Müslüman tüm bu 28 Kuran’ın da kusursuz olduğunu nasıl savunabilir? Bu nedenle ben Allah’ın Kuran’ı kusursuz bir kitap olarak yarattığına inanmıyorum.

İYİ HABER: Gücünü Kuran’dan alan bu İslami öğretiler, beni Kuran’ın yaşamım üzerindeki baskısından kurtarıyorlar. Üzerimde kurduğu egemenlik yok oldu. Artık Kuran’a bağımlı değilim, gerçekleri özgürce arayabilirim.

EK BİLGİLER: Müzelerde ve özel sergilerde görebileceğimiz eski el yazması Kuranları günümün Arap Kuranlarıyla karşılaştırmak doğrusu çok heyecan verici bir durum. Erken Müslümanlık döneminden kalma el yazması Kuranlar üzerine François Deroche’un, Abbasİd Tradition; “8-10 yy Kuranları” adlı kitabı bize önemli bilgiler aktarıyor. Ortaya şu farklar çıkmakta.

  1. 800 yılından önceki elyazmalarında eğik harfler kullanılmış, (Ma’il veya Hicazi yazı) Burada, örneğin A ve L harfleri yukarıdan aşağı dik çizgilerle değil, sağ yukardan sol aşağıya doğru çiziliyor. Ayrıca, Kuran’ında bulunan bazı harfler elyazmalarında yok.
  2. Eski elyazması örneklerinde ünsüz harfler birbirlerine benziyor. Örneğin, Arapçadaki B,T, TH, N ve Y harfleri birbirlerinin aynı. Bu nedenle daha sonraları, ana işaretlerin üzerine bazı yardımcı işaretler konularak, Arap ünsüzlerinin yazı dilinde de anlaşılması sağlanmış, önce kısa çizgiler, IX. yy itibaren de günümüzde olduğu gibi küçük noktalar. İlk Kuran metinleri Arap alfabesinin ünsüzleri konusunda yenilere göre çok daha anlama gelebilir.
  3. 950 yıllardan sonra Kuran metinlerindeki Arapça sözcüklerde ünlüleri belirten işaretleriyle karşılaşıyoruz, ilk önceleri kalın noktalama işaretleri, daha sonra da günümüzde olduğu gibi ünsüzlerin üzerine konulan çizgi veya harfçikler. Arapçada sözcüklerin anlamları ünlülere göre değişkendir, bu nedenle de elyazması metinlerde ünlülere bağlı olarak değişik biçimlerde yorumlanabilir.

Yazı biçimi, ünlü ve ünsüz harf kullanımlarının günümüz Kuran’ıyla benzerlik gösterdiği ilk kitap 1000 yılında Bağdatlı hattat İbn Al Bavvab tarafından yazılmıştır. Bunun dışında tüm eski el yazmaları günümüzdeki Kuranlarla hiçbir benzerlik göstermez. İşte bu nedenle Kuran’ın çeşitli okuma şekli vardır.

TANIKLIK BELGESİ: Benim adım Azali, Pakistan’da yaşıyorum. Gençlik yıllarımda Müslüman hocalarım Kuran’ın Allah tarafından mühürlendiği için yenilmez olduğunu anlatıyorlardı. Sınıfımızdaki çocukların hepsi, iki Hıristiyan hariç, Müslüman’dılar. Ben bu iki arkadaşımı Müslüman olmaları için ikna etmeye çalışıyor, Kuran’ın İncil’den daha güçlü bir kitap olduğunu anlatıyordum. Bir gün, sözlerimi kanıtlamak için onlardan İncillerini okula getirmelerini rica ettim; buna karşın ben de Kuranımı getirecektim. Allah tarafından mühürlendiği için Kuran’a zarar gelmeyeceğine inanmaktaydım. Bu nedenle Kitaplarımızı yakmayı önerdim, yanan kitap kaybedecekti. Hemen, Allah’ın koruyacağına emin olarak, Kuran’ı tutuşturdum. Ancak büyük hayal kırıklığı içinde, Kuran’ın tutuştuğuna tanıklık ettim. Hıristiyanlara kitaplarını yakmalarını söyledim. Ne yazık ki, İncil bir türlü tutuşmuyordu. Büyük bir şok yaşıyordum, bitkin bir şekilde yere kapaklandım. Kendime geldiğimde artık İncil’in gerçeğine inanmaya başlamıştım. Son derece inançlı Müslüman olan anne ve babam inancımı değiştirdiğimi öğrendiklerinde, dehşet içinde beni evden kovdular. Daha sonra bir İncil okuluna devam ettim. Şimdi ülkemdeki ve internet aracılığıyla dünyadaki tüm Müslümanlara, İncil’e güvenmelerini, Kuran’ın hatasız olmadığını bildiriyorum.

DUA: Yeryüzü ve gökyüzünün yaratıcısı ulu Tanrım, Kuran’ın gerçeklerinden çok etkilendim. Peygamberlerin ve elçilerin aracılığıyla bize yolladığın vahiylere inanıyorum. Gerçeği bildiren sözlerini bulmama, Senin gerçeğini kabul etmeme yardım et.

SORULAR: Halif Uthman, Kuran metinlerin niçin tutuşturdu? Günümüzde kaç tane değişik Kuran vardır? Hangi İslam âlimlerinin adıyla anılırlar? Zamanımızın Kuran’ı, ilk örneklerinden hangi noktada ayrılık göstermektedir

EZBER: Ya Rab, yolunu bana öğret, Senin gerçeğine göre yürüyeyim. Karalı kıl beni, yalnız senin adından korkayım. (Muzmur 86/11) (Peygamber Davut’un sözleri)

www.Grace-and-Truth.net

Page last modified on June 10, 2013, at 11:29 AM | powered by PmWiki (pmwiki-2.2.50)