Home
Links
Contact
About us
Impressum
Site Map?


Afrikaans?
عربي
Bahasa Indones.
Deutsch
English
Français
Hausa/هَوُسَا
עברית
O‘zbek
Peul?
Português
Русский
தமிழ்
Türkçe
Yorùbá
中文



Home (Old)
Content (Old)


Indonesian (Old)
English (Old)
German (Old)
Russian (Old)

Home -- Turkish -- 08. Good News -- 8 How was Abraham's son redeemed?

This page in: -- Chinese -- English -- French -- German? -- Indonesian -- Tamil -- TURKISH

Previous lesson -- Next lesson

08. Müslümanlara Güzel Haberlerimiz var

8 - İbrahim’in oğlu nasıl kurtarıldı?



MEYDAN OKUMA: Müslümanlar Kuran’ın öğretisinden yola çıkarak, işledikleri sevaplar sayesinde cehennemden kurtulup, cennete gideceklerine inanırlar. Bu nedenle Mesih’in kefaret ölümünü, bizim için çarmıha gittiğini inkâr ederler. Bu inanışına göre, kişi kendi işlediği sevaplarıyla cehennemden kurtulamaz, ancak günahlarımızı yüklenecek üçüncü kişi varsa bağışlanır. Kuran’ın hiçbir yerinde, bir başkasının kefaretiyle günahlarımızın bağışlanacağına dair bir ifade olmadığı doğru mudur? Kuran’a göre Müslümanlar, Mesih’in kefaret ölümüyle günahlarımızdan kurtulacağımızı tamamen inkâr etmek zorunda mıdırlar?

YANIT: İlk bakışta durum bunu göstermekte. Kuran (Nisa Suresi 4/157) Mesih’in öldürülmediğini, çarmıha gerilmediğini söyler. Ölmediği için de, bir başkası için ölmesi olanaksızdır. Aslında Allah, O’nu kendisini öldürmek isteyen düşmanlarının elinden kurtarmış, diri olarak göğe yükselmiştir (Nisa Suresi 5/158) ve hadise göre tekrar gelene kadar da burada kalacaktır. Mesih’in öldüğünü kabul etsek dahi, Kuran’a göre, O’nun ölümü bir başkasının kefaretini yüklenmesi anlamına gelmez. Günah yüklü bir beden başka bir günahkârın yükünü çekemez. (Enam Suresi 6/164; İsra Suresi 17/15; Fatır Suresi 35/18; Zümer Suresi 39/7 ve Necm Suresi 53/38)

Ancak konu biraz irdelendiğinde bazı istisnaların bulunduğu fark edilecektir. Üçüncü şahıs tarafından kurtarılmaya ait en çarpıcı anlatımı, hiç şüphesiz İbrahim’in oğlunu kurban etmek istediği öyküde buluruz; “İbrahim şöyle dedi: “Ben Rabbime gideceğim. O bana yol gösterecek. Ey Rabbim! Bana saliklerden olacak bir çocuk bağışla.” Biz de ona uysal bir oğul müjdeledik. Çocuk kendisiyle birlikte koşup yürüyecek yaşa gelince İbrahim ona, “Yavrum, ben rüyamda seni boğazladığımı gördüm. Düşün bakalım ne dersin.” dedi. O da” Babacığım emredilen şeyi yap, İnşallah beni sabredenlerden bulacaksın.”dedi. Nihayet her ikisi de Allah’ın emrine boyun eğip, İbrahim de onu yüz üstü yere yatırınca ona, şöyle seslendik. “Ey İbrahim! Gördüğün rüyanın hükmünü yerine getirdin. Şüphesiz biz iyilik yapanları böyle mükâfatlandırırız.” Şüphesiz bu apaçık bir imtihandır. Biz İbrahim’e büyük bir kurban vererek onu (İsmail’i) kurtardık. Sonradan gelenler arasında ona güzel bir ad bıraktık. İbrahim’e selam olsun. İyilik yapanları işte böyle mükâfatlandırırız. Çünkü o mümin kullarımızdandı.” (Saffat Suresi 37/99-111)

Burada en can alıcı bölüm şüphesiz ki 107. Ayettir. Arapçadan çevirisi, “Ulu bir kurbanlık vererek onu kurtardık” şeklindedir. Bu ayetten çıkan sonuçları daha iyi değerlendirebilmek için Allah’ın vahiysinin her sözcüğünü, ayetin içeriğinle ilgili sorular sorarak açıklamaya çalışmalıyız.

1. Kurtardık- Hiç şüphesiz ki burada Kuran kurtarılışın bir kurban aracılığıyla gerçekleştiğini anlatmaktadır. Diğer bazı ayetleri göz önünde bulunduran bir Müslüman’ın şu soruyu sorması beklenir; Allah niçin eylemlerde bulunmuştur? (kurtarmak, kurban hazırlamak, boğazlamak ve kesmek.) Niçin İbrahim ve oğlunun gitmesine izin verdi? Kurtuluş/Seçim gerekli miydi?

2. Biz- Burada Kuran, yalnız kurtuluşun söz konusu olmadığını, onun Allah tarafından gerçekleştiğini belirtmektedir. “Biz” sözcüğü melekleri veya insanları değil Allah’ın kendisini ifade eder. Burada kaçınılmaz soru şudur; niçin İbrahim kendi oğlunu kurtarmadı? Bu işi niçin Allah üstlendi. Kurbanın ulu olarak nitelenmesi, onun yeryüzünden değil, gökyüzünden geldiğini belirtmektedir. Yöneltilmesi gereken bir başka soru da; İbrahim’in kurbanı niçin satın almadığıdır. Kurban niçin yeryüzünden değil de, gökyüzünden geldi?

3. Onu- Bu sözcük, Allah’ın istediği her şeyde, babasına derin itaat gösteren oğul için kullanılmıştır. Burada aklımıza “İbrahim’in oğlu suçlumuydu ki, kurtarıldı?” sorusu aklımıza takıldı. Tabi ki değil. O bir uysallık abidesiydi. Yoksa İbrahim bir günahkâr mıydı ki, oğlunu kurban etmek istedi? Yine hayır. Çünkü ondan oğlunu kurban etmesini isteyen Allah’tı. Buradan şu sonuç çıkartılabilir. “ Yaptığım sevaplar beni işlediklerim günahlardan kurtarmıyor.”

4. Kurban ile- Kuran, kurtarıcı bir kurbanın boğazlandığına tanıklık yapmakta, çünkü bu kesilmesi gereken bir kurbandır ve kurbanın ölmesi gerekir. Müslümanlar soruyor; oğlanın kurtarılması için kan dökülmesi gerekli miydi?

5. Ulu- Ayette geçen en ilginç sözcük kesinlikle bu sözcüktür. Müslümanları şu sorulara yanıt aramaya yöneltir; Kurban niçin uludur, Allah tarafından gönderildiği için mi? Yoksa kurbanın kendisi mi uludur? Allah’ın 99 adından biri “ulu” olduğundan taşıdığı ada bakarak kurbanın da ulu olması mı gerekmektedir?

Kuran’ın kendisinden kaynaklanan zorlayıcı bu sorulara yanıt bulmak gerekiyorsa, çözüm tektir. Sevindirici Haber’e inanmak, Mesih’in tüm dünyayı günahlarından kurtarmak için çarmıhta öldüğüne tanıklık yapmak. Tanrı’nın bu ulu kurbanı İbrahim’in oğlunu kurtarmıştır. Tabi ki seni de.

KÖTÜ HABER: Müslümanların düşündüğünün aksine Kuran bir başkası tarafından kurtarılışın sinyallerini vermektedir. Örneğin: İbrahim’in oğlunun kurtarılış öyküsü.

İYİ HABER: Bu nedenle bir Müslüman Kuran’ın anlattıklarından yola çıkarak, Mesih tarafından kurtarılışa inanabilir. Ve ancak bu şekilde, Kuran’ın kafa karıştırabilecek bu öyküsünü kavrayabilir.

TANIKLIK BELGESİ: Adım Barakatullah, Mısırlıyım. Eski bir subay ve Müslümanların yöneticilerindendim. Bir gün üzerinde “Ama ben size diyorum ki,..” yazan bir kağıt parçası gözüme takıldı. Yazıda Mesih şöyle diyordu; “…dendiğini duydunuz. Ama ben size diyorum ki, düşmanınızı sevin, size zulmedenler için dua edin.”(Matta 5/43-44) Çok etkilenmiştim. Bir Müslüman olarak Mesih’i tanıyordum. Ancak, Tanrı’nın sözlerini değiştirmeye ne hakkı vardı? Buna yetkisi var mıydı? Sorularıma yanıt alabilmek için Kahire El- Azhar Üniversitesine bir mektup yolladım, açık öğretide dört yıl ilahiyat fakültesine devam ettim. Sonuçta akademik bir unvana sahip oldum. Dünya dinlerinden Hinduizm, Budizm, Konfüçyüs dini, Yahudilik ve Hıristiyanlıkla tanıştım, Kuran’ı diğer kitaplarla karşılaştırdım. Tahsil hayatım sırasında Hıristiyanlığı seçtim. Bence Mesih, Tanrı’nın Yasasını değiştirme hakkı vardı, çünkü O aynı Allah gibi, sözlerine uyulması için buyruklar veriyordu. Buna Kuran’da tanıklık eder. (İmran Suresi 3/50; Zuhruf Suresi 43/63) Şimdi Müslümanlara, o zaman neler öğrendiğimi anlatıyorum. İbrahim’in oğlunun nasıl kurtarıldığını ben de keşfetmiştim. Tüm bunlar bana, Tanrı’nın çarmıhta ölen Oğlu İsa Mesih’e iman etmemi sağladı. Ailem ve ben inancımız yüzünden takip edildik. Ancak ben Mesih’e sadık kaldım.

DUA: İbrahim’in oğlunu kurtardığım için sana yürekten teşekkür ediyorum. Beni günahlarım nedeniyle cehenneme yollarsan biliyorum ki, haklısın. Ancak sen kurtarmayı gerçekleştirdin. Bizi cehenneme yollamamak için yaptıklarını biliyorum.

SORULAR: Kuran’a göre İbrahim’in oğlunu kim kurtardı? O niçin kurtarıldı? Seni cehennem cezasından kim kurtaracak?

EZBER: “Çünkü Tanrı dünyayı o kadar sevdi ki, biricik Oğlu’nu verdi. Öyle ki, O’na iman edenlerin hiçbiri mahvolmasın, hepsi sonsuz yaşama kavuşsun.” (Yuhanna 3/16)

www.Grace-and-Truth.net

Page last modified on June 10, 2013, at 11:51 AM | powered by PmWiki (pmwiki-2.2.50)